• Lhemes

  • 267

  • Aralık 9, 2017

  • 0

  • 1

En Eğlenceli Mobil Oyunlar – Top 10

1- Drag ‘n’ Broom
Bu incelemelerim arasındaki en iyi düşünülmüş oyun diyebilirim. Kırmızı küçük bir ejderhayı kontrol ediyoruz oyunda. Ekranın sağ yarısı ateş topu atmamıza sol yarısı ise ejderhayı fırlatacağımız yeri seçmemizi sağlıyor. Evet, ejderhayı fırlatmak dedim. Angry Birds tarzı bir fırlatma sistemi düşünün, işte bunu ejderha için kullanıyoruz ancak sürekli. Yani herhangi bir kısıtlama olmadan ejderhamızı her yöne fırlatabiliyoruz. Bu sırada ateş topunu kullanarak karşımıza çıkan şövalyeleri alt etmemiz gerekiyor. Elbette öldürmeme seçeneğiniz de var ancak öldürmesi zevkli olduğundan pas geçeceğinizi düşünmüyorum. Bölümler ilerledikçe şövalyelerin yanına okçular da katılıyor ve bizim için tepe gittikçe dikleşiyor. Yine de ben herhangi bir zorlukla karşılaşmadan, ölüm stresine girmeden rahatça oynadım diyebilirim. Başarılı bir yapım olmuş. Bir denemenizde fayda var.

2- Ball Slide
Öncelikle bu yazıya Ball Slide oynadığım en zor oyunlardan birisi diyerek başlamak istiyorum. Oyundaki tek amacımız, küçük bir topu öteki büyük ve aynı renkteki topun içerisindeki alana bırakmak. Ama gerek bölüm tasarımları gerekse topu göndereceğiniz gücü hiçbir zaman tam olarak ayarlayamamanız buna ölümüne engel oluyor ve oyun bir anda hiç olmadığı kadar zorlaşıyor. Hatta iddialı bir şekilde söylüyorum, Flappy Bird ne kadar zorsa bu oyun da o kadar zor ama tek bir farkla, bu oyundan erkenden çıkmak, uzaklara doğru koşmak istiyorsunuz. En azından benim üzerimde oluşturduğu etki bu oldu. 100 bölümü var ancak daha ilk birkaç bölümde havlu atmanız mümkün. Eğer zor oyunlardan hoşlanıyorsanız bir saniye bile durmadan direkt bu oyunu indirin ve zorluğun verdiği keyfi çıkarın..

3- BowMasters
İş telefona geldiğinde basit oyunlar her daim karışık olanların üzerine çıkmayı başarıyor. Bu durumda da çok farklı değil. Daha önce bir Türk yapımı oyunda da gördüğümüz üzere, belirli bir uzaklıkta bulunduğumuz düşmanımızı (NPC veya oyuncu), yayın doğrultusunu ve atış hızını ayarlayarak vurmaya çalışıyoruz BowMasters’ta. Öldürdüğünüzde ise fazladan bir hamle kazanıp Fatality yapabiliyoruz. Bunun yanı sıra kuş avladığımız bir mod ve uzaktaki rakibin kafasında bulunan elmayı vurmaya çalıştığımız bir diğer mod mevcut. Oyunda bir dolu karakter olduğunu ve her karakterin ok dışında bir şeyler kullandığını söylemem gerekiyor. Çünkü belki de oyunun en eğlenceli yanı bu. Oyun Thor, Walter White, Deadpool gibi popüler birçok karakteri barındırıyor ve bunlarla oynamak oldukça eğlenceli. Otobüste, metroda veya uzun yolculuklarda zamanı geçirmek için ideal bir oyun.

4- Football Blitz
Ben onu bunu bilmem, futbol oyunu dendi mi akla online oynamak gelir. Ben ne yapacağım başkalarıyla oynamayacaksam bir spor oyununu? Sporun ruhunda var bir kere başkalarına karşı oynamak, mücadele etmek. O olmadı mı, istersen önüme dünyanın en iyi spor oyununu koy, yine de çöptür benim için. Football Blitz tam olarak bunu yapıyor. Karşımızda göze güzel gelen ancak buna rağmen herhangi bir online mücadele yapamayacağınız bir oyun var. Her takımda bir kaleci ve bir oyuncu bulunuyor. Hızlı oyun, dünya kupası gibi kendi kendinize yapay zekaya karşı oynayacağınız mod’ların yanı sıra, bir de aynı cihaz üzerinden kuş bakışı bir şekilde oynayacağınız başka bir mod bulunuyor. Eğlenceli bir mod olmasına rağmen oyunun çoklu etkileşimi tek telefona indirmesi bütün albenisini elinden alıyor. Üzgünüm Football Blitz, birinin gerçekleri söylemek zorunda.

5- Paper.Io
Eminim efsanevi oyun Volfied’i bilmeyen yoktur aranızda. Ufak karakterimizle yaratıklara dokunmadan ekranın parçalarını keserek oyunun sonuna gelmeye çalışıyorduk. Hala keyifle oynanacak derecede iyi bir oyundur. Bu oyunun son dönemlerin popüler oyunu Agar.Io ile birleştiğini düşünün. Evet, hayal etmesi zor gibi geliyor ancak sonuç gayet eğlenceli olmuş. Ufak bir kareyle başlıyoruz ve karakterimiz sürekli ekranın belirli bir parçasını kesip o kareyle birleştirmek zorunda. Bunu yaparken arkamızda oluşan çizgiye eğer bir başka karakter değerse yok oluyoruz. Aynı şekilde biz de rakip karesini bitirmeden onun çizgisine dokunursak, onu yok etmiş oluyoruz. IO oyunlarında klasik olan “ne kadar büyük olursanız olun ölmeniz sadece ufak bir hataya bakar” mantığı burada da geçerli. Telefondan oynanışı oldukça kolay ve aynı zamanda karakterimizi farklı görüntülerde seçip oynayabiliyoruz. IO oyunlarını seviyorsanız eğer mutlaka denemeniz gereken bir oyun olmuş.

6- Scale
Hatırlar mısınız bilmem, benim küçüklüğümde neredeyse her bilgisayarda olan iki oyundan bir tanesi Volfied adında bir oyundu. Bu oyunda etrafta sürekli gezen yaratığı küçücük bir alan içinde bırakana kadar ekranı sağdan, soldan kesip dururduk. İşte Scale tam olarak o oyunun ruhani devamı diyebiliriz. Ancak ne yazık ki bu oyunda ekranı kafanıza göre bölemiyorsunuz. Bunun yerine oyun boyunca ekranın altında ortaya çıkan şekilleri sürükleyip ekrana bırakarak, onlara uygun şekillerde ekranı kesiyorsunuz. Oyunun beş adet modu bulunuyor ve bunları seviyenize göre veya sırasıyla öteki modlarda olan başarınıza göre açabiliyorsunuz. Oldukça başarılı olan bu seçenekler arasında, tıpkı Volfied’de olduğu gibi ekranı keserken dikkat edeceğimiz top sayısının arttığı oyun seçeneklerinin de dahil olduğu ilginç ve eğlenceli modlar da var. Canınız sıkıldıkça her fırsatta gireceğiniz ve başından kalmak dahi istemeyeceğiniz bu eğlenceli oyunu kaçırmayın!

7- Stack AR
Eminim birçoğunuz bu oyunu bir yerden görmüş veya duymuştur. Adı tanıdık gelmese bile oyuna bir kez baktığınızda hatırladığınızı fark edeceksiniz. IOS 11’in gelmesiyle beraber AR’ye olan geçişte arttı. Iphone 8 ve X gösterilirken bunun üzerinde durmalarının etkisiyle birçok oyunun AR versiyonunu bulmanız mümkün. Bunlardan bir tanesi de Stack. Öncelikle oyun bildiğimiz Stack, yani hala blokları üst üste dizmeye çalışıyoruz ve eğer tam yerleştiremezsek blokların küçüldüğü bir oyunun içerisindeyiz. Burada asıl değineceğim şey AR kısmı. Öncelikle oyuna başlamak bir işkence onu söylemem gerekiyor. Çoğu zaman yüzeyi algılaması bir iki dakika sürebiliyor. Bu süre zarfında kamerayı yaklaştırıp geri çekmek sürekli bir süre sonra yorabiliyor. Bir kere algıladıktan sonra, çok iyi olmasa bile, diğer zeminleri de algılamaya başlıyor. Elbette bu sadece oyunda restart yaptıysanız geçerli, kapatıp tekrar açtığınızda oyunu bütün işkence başa dönüyor. Ama oynaması zevkli ve yüzeyi tutturduğunuzda o AR hissini veriyor. Hep diyorum oyunların geleceği AR ve VR’de. Eğer daha önce AR oyunlarından birisine denk gelmediyseniz indirin ve tadını çıkarın.

8- Splashy Dots
Mobil oyunları seviyorum çünkü genellikle bağımsız yapımcılar tarafından geliştirildiklerinden, inanılmaz yaratıcı oyunlar ortaya çıkabiliyor. Bu ay çıkan ve oynanışıyla yüzüme bir gülümseme yerleştiren bu oyun ise bulmacanın hakkını veriyor. Her seviyenin bir resim tuvali üzerinde geçtiği bu oyunda, ekranın üzerinde olan siyah boyayı öteki noktalarla birleştirerek, en son hamlemizle içi boş olan noktaya ulaşmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken ise sanki bir ressam fırçasıyla o yolu çizmiş gibi bir görüntü elde ediyoruz ve her seviye sonunda ortaya çıkan boya darbelerinden oluşan resmi bir sergide görüyoruz. Oyunun tek eksisi birkaç bölümde bir karşınıza çıkan ve tam keyif alırken, “reklamları kapatmak istiyorsan para ver, değilse izle” pop-up’ları oldu. Başta çok can sıkıcı olmamasına rağmen bir yerden sonra illallah ettiriyor. Bu yüzden kaç kere oyunu kapattığımı bir ben biliyorum ama işte oyun keyifli, sonra mutlaka tekrar dönüyorsun. Ayrıca oyunun para sevgisi burada bitmiyor, üçü bedava olmak üzere altı mod ve her bir mod’un altında ise yaklaşık 630 bölüm bulunuyor. Ücretli olan her mod’un altında ise 900 bölüm var. Ama bana kalırsa ücretsiz bölümler oldukça fazla ve doyurucu. Hem 1890 bölüm kime yetmez ki?

9- Bounzy!
Türkler mobil oyun sektörünü neredeyse ele geçirmek üzere diyebilirim. Gün geçmiyor ki böyle güzel ve bağımlılık yaratıcı bir oyun daha sektöre giriş yapmasın. Gram Games’i zaten daha önceki oyunları Merged! veya 1010! ile tanımayan kalmamıştır. Her çıkardıkları oyunda olduğu gibi bu oyunları da bağımlılık yapıyor ve oldukça keyifli. Ekranın üstünden aşağıya doğru akın akın gelen düşmanlarını attığı büyü topları ile yok etmeye çalışan bir büyücüyü konu alan oyunumuzda eğlenmemek ne mümkün! Saldırılarımızı geliştirmek veya başka özel yetenekleri kullanmak için kullandığımız laboratuvar ve akademi, paranız oldukça sık sık uğrayacağınız iki yer. Oyunda klasik saldırımızı yaptığımız zaman toplamda 40 taneye kadar büyü topu gönderebiliyorsunuz. Bunların yanı sıra bir de her saldırışınızda rastgele olarak seçilen ve bu büyü topları sırasının önünde veya arkasında giden özel saldırılar var. Bu güçler sayesinde alan saldırısı yapıp birden fazla yaratığa vurabildiğiniz gibi, onları zehirleyerek tur atlayınca dahi zarar verebiliyorsunuz. Her turun sonunda bir boss ile savaştığınız ve kutu toplayabildiğiniz bu oyunda amacınız, yaratıkların saldırılarının veya kendilerinin ekranın altında bulunan, canını arttırabildiğiniz kale duvarlarını kırmasını engellemek. Kesinlikle sık sık aklınıza gelip dur bir el daha atayım diyeceğiniz bir oyun olmuş.

10- Snipers vs. Thieves
Son dönemde oynadığım en eğlenceli ve en bağımlılık yapan oyun kendisi. Bir kere oyunun en eğlenceli özelliği hem hırsızları hem de keskin nişancıyı oynayabiliyor oluşumuz. Sniper olarak haritada gördüğümüz hırsızları özellik veya normal sniper mermisi kullanarak öldürmeye çalışıyoruz. Hırsız olduğumuzda ise henüz soyduğumuz bankadan kaçan bir ekibin üyesiyiz ve eşyaların arkasında saklanıp belli başlı şaşırtma özellikleri kullanarak sniper’a görünmeden kaçacağımız arabaya yetişmeye çalışıyoruz. Elbette bu oyunu tekdüzelikten kurtaran birkaç tane harita, bolca kullanıma açık yetenek ve bir sürü silahımız var. Oynadıkça gelen kasaları veya günlük hediyeleri açarak içerisinden yetenek veya para kazanıyoruz. Bu paraları kullanıp yetenekleri geliştirerek rakibimizin canını daha çok sıkıyor, keskin nişancımıza daha iyi bir silah alıp hırsızları her öldürüşümüzde içimize sinen o rahatlığa kendimizi kaptırıyoruz. Oyunun tek eksi yani gerçek parayla alınabilecek bir sürü şey olması. Silahların bir kısmını oyun içi parayla alıyor olmamıza rağmen geri kalan yarısını ancak gerçek parayla alabiliyoruz. Bu biraz can sıkıcı olmasına rağmen şu ana kadar çok büyük bir dezavantaj hissetmedim oynarken. Yine de silahı değiştirmek isteyip gerçek parayla satılan harikalardan almak istemedim değil birçok kere. Kendi klanınızı da kurabileceğiniz oyuna isterseniz arkadaşlarınızla beraber girip bir banka soygunundan sonra sniper’dan kaçmaya çalışabilirsiniz. O durumlarda şansınız çok daha yüksek oluyor arada iletişim olduğundan. SvT’yi kesinlikle kaçırmayın. Ama çok şarj yediğini de unutmayın.


Lhemes

Yazar: Lhemes

#yönetici

Reklam, Editör, Youtuber başvuruları için : forumteknolotif@gmail.com adresine mail atınız.

104 yazı yazmış
Profilini Gör
YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.